Alanlarında yüksek başarı gösteren bilim insanları ile lisansüstü öğrencilerinin ödüllendirildiği Ankara Üniversitesi Ödülleri, üçüncü kez sahiplerini buldu.

Türkiye’nin en köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesince gerçekleştirilen Ankara Üniversitesi Ödülleri’nin bu yıl üçüncüsü düzenlendi.

2024 yılı akademik performanslarına göre yapılan değerlendirmeler sonucunda, farklı kategorilerde ödül almaya hak kazanan bilim insanları ile lisansüstü öğrencilerine ödüllerinin takdimi için Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda görkemli bir tören gerçekleştirildi.

YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Mustafa Coşkun, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, ile rektör yardımcıları, öğretim elemanları ve yakınlarının katıldığı tören, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sanatçılarının müzik dinletisi ile başladı. Tören, müzik dinletisinin ardından Rektör Ünüvar’ın açış konuşması ile devam etti.

“Gazze’de Yaşanan İnsani Dram, Tüm Dünyanın Meselesi”

Rektör Ünüvar, konuşmasına, ülkemizin çevresinde yaşanan savaşlara dikkat çekerek başladı. Başta Gazze olmak üzere, son dönemde İsrail-ABD-İran, Rusya-Ukrayna hattında yaşanan gerilimler ve çatışmaların, bir kez daha savaşın kazananının olmadığını acı bir şekilde gösterdiğini belirten Ünüvar, masum sivillerin hayatını kaybettiği, çocukların, kadınların ve yaşlıların en ağır bedelleri ödediği bu tablonun, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açtığını ifade etti.

Gazze’de yaşanan insani dramın, sadece bir bölgenin değil, tüm dünyanın meselesi olduğunu kaydeden Ünüvar, “Bilimin, aklın ve vicdanın temsilcileri olarak bizler; yaşam hakkını, adaleti ve insan onurunu önceleyen bir duruşun yanında olmak zorundayız. Çünkü biliyoruz ki gerçek ilerleme, ancak barış ortamında mümkündür” dedi.

Türkiye’nin, tarihsel birikimi, jeopolitik konumu ve taşıdığı medeniyet sorumluluğuyla, bu zorlu süreçlerde her zaman barışın, diyaloğun ve insani değerlerin yanında yer aldığını aktaran Ünüvar, “Ülkemiz, gerilimin değil uzlaşının, çatışmanın değil çözümün sesi olmayı sürdürmektedir. Bu yaklaşım, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde daha da belirginleşmiş; Türkiye, yalnızca bölgesinde değil küresel ölçekte de barış diplomasisinin güçlü ve etkili aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın insani değerleri merkeze alan, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan ve adalet temelli bir uluslararası düzen çağrısı yapan liderliği, ülkemizin bölgesel etkisini artırırken dünya kamuoyunda da saygın ve belirleyici bir konuma ulaşmasını sağlamıştır” ifadelerini kullandı.

Ankara Üniversitesi olarak, “Devletin Fikir Mutfağı” olmanın sorumluluğuyla, yalnızca bilim üretmekle kalmayıp aynı zamanda barışı, adaleti ve insanlık değerlerini savunan bir aklın temsilcisi olmayı sürdüreceklerini belirten Ünüvar, “Devlet aklının bilimle yoğrulduğu, fikirlerin politika, toplum ve gelecek tasavvuruna yön verdiği bu müstesna kurumda; emeğiyle, üretimiyle ve katkısıyla ortak aklı büyüten değerlerimizi onurlandırmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

“Ankara Üniversitesi Devletin Fikir Mutfağı”

Bu yıl Ankara Üniversitesinin 80. yılını kutladıklarına dikkat çeken Ünüvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, üniversite için yalnızca bir zaman dilimi değil; bir milletin bilimle kalkınma idealinin, aklın ve bilginin rehberliğinde yürüyen bir medeniyet tasavvurunun hikâyesidir. Ankara Üniversitesi, Cumhuriyetimizin ilk üniversitesi olmanın ötesinde, genç Cumhuriyet’in akıl ve bilim temelli yükseliş iradesinin somutlaşmış hâlidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözü, bu üniversitenin yalnızca duvarlarında değil, ruhunda yer almıştır.

Kuruluşundan itibaren Ankara Üniversitesi; Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk sisteminin gelişmesine yön veren hukukçuların, modern tıbbın öncü hekimlerinin, tarım ve hayvancılığın bilimsel temellerini güçlendiren ziraat ve veterinerlik uzmanlarının, kamu yönetiminin şekillenmesinde rol oynayan sosyal bilimcilerin yetiştiği bir merkez olmuştur.

Bu yönüyle Ankara Üniversitesi, yalnızca bir yükseköğretim kurumu değil; Devletin Fikir Mutfağı, kamunun akıl merkezlerinden biri, Cumhuriyet’in yönetim kadrolarının yetiştiği köklü bir bilim ocağıdır. Bu çatı altında yetişen mezunlarımız arasında; devlet kademelerinde görev yapmış bürokratlar, ülkemizin dört bir yanında görev yaparak milletimize hizmet etmiş valiler ve kaymakamlar, üst düzey kamu yöneticileri, diplomatlar, büyükelçiler, yargı mensupları, bilim insanları, hekimler, mühendisler, sanatçılar ve düşünce insanları yer almıştır.

Her biri, Ankara Üniversitesinden aldığı bilimsel disiplinle; özgün bakış açısı ve millî sorumluluk bilinciyle ülkemizin kalkınmasına ve güçlenmesine hizmet etmiştir. Bu yönüyle Ankara Üniversitesi, yalnızca akademik üretimiyle değil; devlet geleneğine sadık, kamu yönetiminde liyakati esas alan, milletin menfaatini önceleyen nitelikli insan kaynağı yetiştirmesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik taşıyıcı kurumlarından biri olma vasfını kararlılıkla sürdürmektedir.”

“80 Yıllık Bilim Mirasının Temsilcileri”

Ankara Üniversitesinin, sahip olduğu 19 fakülte, 16 enstitü, 15 meslek yüksekokulu, 1 yüksekokul ve 1 devlet konservatuvarı, 100 bini aşkın öğrencisi, 400 binden fazla mezunu ve alanında öncü binlerce akademik ve idari personeli ile yalnızca Türkiye’nin değil; bölgesinin de en güçlü akademik yapılarından biri olmayı sürdürdüğünü dile getiren Ünüvar, “80 yıl boyunca Ankara Üniversitesi; bilimin evrensel ilkelerini benimseyen, akademik özgürlüğü temel alan, toplumsal sorumluluğu merkezine koyan bir anlayışla ilerlemiştir. Türkiye’de yükseköğretimin kurumsallaşmasında, bilimsel düşüncenin yaygınlaşmasında ve nitelikli insan kaynağının yetişmesinde öncü bir rol üstlenmiştir. Bugün burada ödüllendireceğimiz kıymetli akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz, işte bu 80 yıllık bilim mirasının günümüzdeki temsilcileridir” ifadelerini kullandı.

Bu akşam takdim edecekleri ödüllerin, yalnızca bireysel başarıların değil; emeğin, sabrın, adanmışlığın ve bilim tutkusunun birer simgesi olduğunu kaydeden Ünüvar, “Bilimsel başarı yalnızca sayılarla ölçülmez. Bilimsel başarı; bir öğrencinin hayatına dokunmak, bir soruya cesurca yanıt aramak, bilinmeyeni bilinir kılmak ve toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretmektir. Bugün ödül alan bilim insanlarımız, yalnızca literatüre katkı sunmakla kalmamış; aynı zamanda ülkemizin bilimsel bağımsızlığına ve insanlığın ortak bilgi birikimine de değer katmışlardır” dedi.

“2025 Yılı Ankara Üniversitesi için Her Alanda Yükselişin Yılı”

Rektör Ünüvar, 2025 yılının Ankara Üniversitesi için her alanda yükselişin yılı olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Akademik üretkenliğimiz, ulusal ve uluslararası görünürlüğümüz ve araştırma kapasitemiz önemli ölçüde artmıştır. Üniversitemiz; Araştırma Üniversiteleri sıralamasında puanını artırmıştır. QS Sürdürülebilirlik sıralamasında 941-960 bandından 486. sıraya ilerlemiş, URAP Türkiye’de 3. sıraya yükselmiştir. THE’da ilk defa 1126. sıradan dünyadaki yerimizi almış bulunmaktayız. Ankara Üniversitesi olarak tüm uluslararası sıralamalarda yükselmeye devam ediyoruz. Bu başarılar; planlı çalışmanın, güçlü akademik kadronun ve bilimsel vizyonun bir sonucudur.”

Akademik birimlere yeni bölümler ve programlar kazandırarak geleceğin ihtiyaçlarına yanıt verecek insan kaynağını yetiştirmek için önemli adımlar attıklarını ve atmaya devam ettiklerini belirten Ünüvar, bilimsel gelişmeleri güçlü altyapı yatırımlarıyla da desteklediklerini ifade ederek, bu alanda hayata geçirilen projeleri anlattı.

Üniversitenin yalnızca eğitim verilen bir mekân değil; topluma, devlete ve insanlığa karşı sorumluluk taşıyan bir kurum olduğunun altını çizen Ünüvar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Ankara Üniversitesi, geçmişten bugüne yalnızca bilgi üretmemiş; aynı zamanda devlet aklının, toplumsal vicdanın ve bilimsel sorumluluğun geliştiği bir merkez olmuştur.

80 yıl önce Cumhuriyet’in yüksek idealleriyle atılan bu güçlü temeller, bugün burada ödül alan bilim insanlarımızın çalışmalarıyla daha da perçinlenmektedir. Ankara Üniversitesi; Cumhuriyetin kuruluş felsefesine yaslanan, kökleri bu milletin tarihine, irfanına ve ecdat mirasına uzanan; ata yadigârı bir ilim ocağı olarak geçmişten aldığı kudreti çağın gerekleriyle harmanlayan ve geleceğe taşıyan büyük bir bilim çınarıdır.

Bu vesileyle; ödül almaya hak kazanan tüm akademisyenlerimizi ve öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyor, bilime adanmış emekleri için her birine şükranlarımı sunuyorum.

Ankara Üniversitesinin 80 yıllık bilim yolculuğuna katkı sunan tüm mensuplarımıza, mezunlarımıza, paydaşlarımıza ve bizleri yalnız bırakmayan siz değerli konuklarımıza teşekkür ediyorum.”

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kaan Orhan da törende, Ankara Üniversitesi Ödülleri’nin değerlendirme süreci hakkında bilgi verdi.

Ödüller Sahiplerini Buldu

Konuşmaların ardından ödüllerin takdimine geçildi.

İlk olarak sahneye, Üniversite Sıralamasında dereceye giren akademisyenler davet edildi.

Bu kategoride Prof. Dr. Kaan Orhan birinci olurken, Prof. Dr. Sibel Ayşıl Özkan ikinci, Doç. Dr. Sevinç Kurbanoğlu ise üçüncü oldu.

Üstün Başarı Ödüllerinde ise; “Diş Hekimliği Fakültesi Üstün Başarı Ödülü” Prof. Dr. Kaan Orhan’a, “Eczacılık Fakültesi Üstün Başarı Ödülü” Prof. Dr. Sibel Ayşıl Özkan’a, “İlahiyat Fakültesi Üstün Başarı Ödülü” Prof. Dr. İhsan Çapcıoğlu’na, “Siyasal Bilgiler Fakültesi Üstün Başarı Ödülü” de Prof. Dr. Fazıl Gökgöz’e verildi.

Ankara Üniversitesi Ödülleri’nde “Fen Bilimleri” alanında Prof. Dr. Gözde Aydoğdu Tığ birinci, Prof. Dr. Pınar Şanlıbaba ikinci, Prof. Dr. Şükran Şahin üçüncü olurken, “Sağlık Bilimleri” alanında Prof. Dr. Kaan Orhan birinci, Prof. Dr. Sibel Ayşıl Özkan ikinci, Doç. Dr. Sevinç Kurbanoğlu üçüncü oldu. “Sosyal Bilimler” alanında ise Prof. Dr. İhsan Çapcıoğlu birincilik, Prof. Dr. Müfit Selim Saruhan ikincilik, Prof. Dr. Saadettin Yağmur Gömeç de üçüncülük ödülünün sahibi oldu.

“Genç Bilim İnsanı” kategorisinde ise “Fen Bilimleri” alanında Prof. Dr. Gözde Aydoğdu Tığ’a, “Sağlık Bilimleri” alanında Doç. Dr. Sevinç Kurbanoğlu’na, “Sosyal Bilimler” alanında Doç. Dr. Can Giray Özgül’e ödülleri takdim edildi.

2025 Yılı TÜBA-TESEP Bilimsel Telif Ödülü kapsamında Sosyal Bilimler Alanında Jüri Özel Ödülü ise Prof. Dr. İlke Göçmen’e verildi.

Daha sonra törenin medya sponsoru olan kuruluşların temsilcilerine plaketleri takdim edilirken; ardından sırasıyla fakülte, enstitü, devlet konservatuvarı ve meslek yüksekokulu kategorilerinde sıralamaya giren akademisyenlere, Rektör Ünüvar ve ilgili akademik birimin yöneticileri tarafından ödülleri verildi.

Ödül töreninde son olarak, doktora ve yüksek lisans performans ödülleri sahiplerine takdim edildi.

Tören, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin tarihi merdivenlerinde aile fotoğrafı çektirilmesinin ardından sona erdi.

https://x.com/AnkaraUni/status/2037781682674098441