
Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği himayelerinde, Ankara Üniversitesi ve İtalya’nın en köklü yükseköğretim kurumlarından Roma Sapienza Üniversitesi iş birliğiyle “Türkiye-İtalya İlişkileri Kültür, Diplomasi ve Ekonomi Forumu” düzenlendi.
.jpg)
Ankara Ticaret Odasının (ATO) da katkılarıyla Roma Sapienza Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen forumun açılışı; Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, İtalya’nın eski Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, TÖMER Müdürü Prof. Dr. Timur Gültekin, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İtalyan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevin Özkan ve Dr. Öğr. Üyesi İlhan Karasubaşı ile ATO Başkanı Gürsel Baran, beraberindeki heyet ve Sapienza Üniversitesinden akademisyenler, öğrenciler ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti.

“Bu İş Birliği, Kültürler Arası Diyaloğu Güçlendiren Önemli Bir Köprü Olacak”
Açılışta konuşan Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, bugün iki köklü akademik geleneğin buluşmasına tanıklık ettiklerini söyledi.

Sapienza Üniversitesi ile Ankara Üniversitesi arasındaki iş birliğini yalnızca üniversiteler arası bir çalışma olarak görmediklerinin altını çizen Ülgen, “Türkiye ve İtalya, yüzyıllar boyunca Akdeniz’in iki önemli kültür merkezi olarak düşünceyi, sanatı ve bilimi besleyen medeniyetlere ev sahipliği yapmışlardır. Bugün bu tarihsel miras, üniversitelerimiz aracılığıyla çağdaş bir anlam kazanmaktadır. Araştırma, eğitim ve akademik paylaşım yoluyla geleceğe taşınmaktadır. Üniversiteler arası iş birlikleri, yalnızca öğrenci ve akademisyen değişiminden ibaret değildir. Aynı zamanda farklı bakış açılarını bir araya getiren, ortak sorunlara çözüm arayan ve bilginin sınırlarını genişleten dinamik bir süreçtir” ifadelerini kullandı.

Ülgen, Sapienza Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi arasındaki bu iş birliğinin, bilimsel üretimi teşvik eden, genç araştırmacılara yeni ufuklar açan ve kültürler arası diyaloğu güçlendiren önemli bir köprü olacağını belirterek, “İnanıyorum ki bu ortaklık gelecekte daha fazla proje, daha derin akademik bağlar ve kalıcı dostluklar doğuracaktır. Bilimin evrensel dili sayesinde ülkelerimiz arasındaki mesafelerin azaldığı, yerini karşılıklı anlayış, saygı ve iş birliğine bıraktığı bir ortamı birlikte inşa edeceğiz” diye konuştu.
“İtalya ve Türkiye Arasındaki Uzun Vadeli Stratejik Ortaklığın da Yeniden Teyidi Niteliğinde”
Uzun yıllar Türkiye’de görev yapan İtalya’nın eski Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili ise, Ankara Üniversitesinin, Türkiye’nin en önemli kurumlarının başında geldiğini, Türkiye-İtalya ilişkileri bakımından da bir bağlantı noktası olduğunu dile getirdi. Marsili, bu programın sadece bir akademik buluşma olmadığını, aynı zamanda İtalya ve Türkiye arasındaki uzun vadeli stratejik ortaklığın da yeniden teyidi niteliğinde olduğunu vurguladı. İkili ilişkilerin bir göstergesinin de genç nesil olduğunu ifade eden Marsili, Türkiye’den İtalya’ya gelen, İtalya’dan da Türkiye’ye giden öğrenci sayısındaki artışa da dikkat çekti.

“Türk Dili ile İlgili Konularda Çok Önemli Adımlar Atmayı Umuyoruz”
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar da Ankara Üniversitesinin, köklü geçmişi, güçlü akademik kapasitesi ve çok katmanlı kurumsal yapısıyla yalnızca Türkiye’nin değil, bulunduğu coğrafyanın en kapsamlı yükseköğretim kurumlarından biri olarak öne çıktığını kaydetti. Ankara Üniversitesinin, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda dünyanın farklı bölgelerindeki üniversitelerle yürüttüğü iş birlikleri, değişim programları ve ortak projeler sayesinde küresel ölçekte etkin bir akademik ağın parçası haline geldiğinin altını çizen Ünüvar, “Bugün burada bulunmamız da bu vizyonun doğal bir sonucudur” dedi.

Burada özellikle Türk dili ile ilgili konularda çok önemli adımlar atmayı umduklarının altını çizen Rektör Ünüvar, düzenlenen foruma ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Avrupa’nın en köklü yükseköğretim kurumlarından birinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Türkiye-İtalya Diplomasi, Kültür ve Ekonomi Forumu’, yalnızca akademik bir buluşmanın ötesinde, çok boyutlu ilişkilerimizin bilimsel perspektifle yeniden ele alındığı önemli bir platformdur. Programın başlığı, aslında iki ülke arasındaki ilişkilerin üç temel sütununu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Diplomasi, Türkiye ile İtalya arasındaki köklü ilişkilerin günümüzde çok taraflı iş birlikleri, uluslararası kuruluşlar ve bölgesel dinamikler çerçevesinde nasıl evrildiğini anlamamıza imkân tanımaktadır. Değişen dünya düzeninde ülkeler arası diyaloğun sürdürülebilirliği, ancak karşılıklı anlayış ve ortak akıl ile mümkündür.
Bir başka önemli boyut kültür. Akdeniz havzasında yüzyıllar boyunca şekillenen ortak mirasın en güçlü taşıyıcısıdır. Sanattan edebiyata, mimariden gündelik yaşama kadar uzanan bu zengin birikim, toplumlarımız arasında derin ve kalıcı bağlar kurmaktadır. Kültürel etkileşim yalnızca geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda geleceğin inşasında da önemli bir itici güçtür.
Ekonomi ise bu ilişkilerin somut ve sürdürülebilir boyutunu temsil etmektedir. Ticaret, yatırım, sanayi ve teknoloji alanlarında gelişen iş birliği, ülkelerimizin refahını artırırken aynı zamanda akademik dünyaya da yeni araştırma ve uygulama alanları sunmaktadır.
Bu üç alan birbirinden bağımsız değil, aksine birbirini besleyen ve güçlendiren dinamik yapılardır. Kültürel yakınlık diplomatik ilişkileri derinleştirirken, ekonomik iş birlikleri bu ilişkilerin kalıcılığını sağlamaktadır.”

“İçinde Bulunduğumuz Çağ, Bizlerden Daha İleri, Daha Yenilikçi ve Daha Kapsayıcı Adımlar Atmamızı Bekliyor”
Rektör Ünüvar, eğitim alanındaki mevcut iş birliklerinin her geçen gün geliştiğine dikkat çekerek, öğrenci ve akademisyen değişim programları, ortak bilimsel projeler ve ikili anlaşmaların bu sürecin önemli bileşenleri olduğunu dile getirdi.
“İçinde bulunduğumuz çağ bizlerden daha ileri, daha yenilikçi ve daha kapsayıcı adımlar atmamızı bekliyor” diyen Ünüvar, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Bu doğrultuda, Türkiye ve İtalya arasındaki akademik iş birliklerini derinleştirmek adına bazı somut önerilerimi paylaşmak isterim.
Ortak ve çift diploma programlarının yaygınlaştırılması, öğrencilerimizin farklı akademik kültürleri deneyimlemelerine imkân tanıyacaktır. Özellikle uluslararası ilişkiler, mühendislik, ekonomi, kültürel çalışmalar ve dil eğitimi gibi alanlarda bu tür programlar büyük değer taşımaktadır.
Ortak araştırma merkezleri ve tematik laboratuvar ağlarının kurulması, bilimsel üretimi daha sistematik ve sürdürülebilir hale getirecektir.
Göç, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve kültürel miras gibi alanlar bu iş birlikleri için önemli fırsatlar sunmaktadır.
Akademik etkinliğin sadece kısa süreli değişimlerle sınırlı kalmayıp uzun dönemli araştırmacı değişimleri, ortak doktora programları ve misafir öğretim üyelikleriyle desteklenmesi gerekmektedir.
Dijital ve hibrit eğitim modelleri sayesinde coğrafi sınırlar büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Ortak çevrim içi dersler ve sanal sınıflar aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmak mümkündür.
Genç araştırmacılar için oluşturulacak ortak fonlar, bilimsel üretimin sürekliliği açısından kritik öneme sahiptir. Bu noktada kamu, üniversite ve özel sektör iş birlikleri belirleyici olacaktır. Bugün de bu toplantıda bu üç unsuru bir arada görüyoruz.
Dil ve kültür merkezleri arasında kurulacak ilişkiler ise, karşılıklı anlayışı derinleştiren en önemli araçlardan biridir. Dil öğrenimi yalnızca iletişim değil, aynı zamanda bir kültürü anlama ve içselleştirme sürecidir.”

“Eğitim Alanında Kurulan İş Birlikleri Daha Kalıcı”
Eğitim alanında kurulan iş birliklerinin diğer tüm iş birliklerinden daha kalıcı ve dönüştürücü olduğunu da özellikle vurgulamak istediğinin altını çizen Ünüvar, “Üniversiteler arasında kurulan bağlar yalnızca kurumları değil; geleceğin bilim insanlarını, karar vericilerini ve toplumları birbirine bağlar. Bugün başlatılan bir öğrenci değişim programı, yarının uluslararası ortaklıklarının temelini oluşturur. Bugün atılan akademik bir imza, gelecekte insanlığa katkı sağlayacak önemli bir bilimsel keşfe dönüşebilir. Bizler bu çalıştayı yalnızca bir etkinlik olarak değil, geleceği birlikte inşa etme iradesinin güçlü bir göstergesi olarak görüyoruz” dedi.
Bu ilk adımın önümüzdeki yıllarda daha da kurumsallaşarak devam etmesi temennisinde bulunan Ünüvar, “Aynı şekilde gelecekte bu değerli buluşmalardan birine Ankara Üniversitesi olarak ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara içtenlikle teşekkür ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“Birbirini Tamamlayan İki Stratejik Ülke”
ATO Başkanı Gürsel Baran da Türkiye ve İtalya’nın sadece coğrafi olarak değil, aynı zamanda ekonomik, kültürel ve doku bakımından da birbirini tamamlayan iki stratejik ülke olduğunu vurguladı.

NATO müttefiki Türkiye ve İtalya’nın, Akdeniz’in iki kadim medeniyetinin mirasçıları olarak yüzyıllardır süren bir diyaloğa sahip olduğunu aktaran Baran, bu köklü diyaloğun, somut iş birliklerine dönüşerek her geçen gün biraz daha güçlendiğini kaydetti.
Ankara Ticaret Odası olarak, ticaret ve ekonominin sadece rakamlardan ibaret olmadığını çok iyi bildiklerini anlatan Baran, sağlam bir ticari ilişkinin ve ekonomik bir iş birliğinin temelinde karşılıklı güvenin yattığını, bu güveni inşa eden unsurların ise diplomasi ve ekonomik yakınlık olduğunu dile getirdi.

Ankara Üniversitesinin, akademik birikimiyle bu üç sac ayağını; kültür, diplomasi ve ekonomiyi bu programla bir araya getirerek ülkeler arasındaki diyaloğu güçlendirmek, yakınlığı artırmak konusunda çok önemli ve çok kıymetli bir adım attığını belirten Baran, şöyle devam etti:
“Akademisyenler, diplomatlar, bürokratlar ve iş insanları kültür, ekonomi ve diplomasiyi bir arada ele aldıklarında, gerçek ve sürdürülebilir kalkınmayı mümkün kılan o sihirli formülü kolaylıkla bulacaklardır. Bu konferansın, yeni ticari fırsatların kapısını aralayacağına, iş dünyası ile akademik çevre arasında güçlü köprüler inşa edeceğine yürekten inanıyorum. Programın Türkiye ile İtalya arasındaki köklü dostluğun ticari ve diplomatik bir zaferle taçlanmasına vesile olmasını diliyorum.”
“Türk Dili ve Edebiyatı Alanındaki Çalışmaların Devamlılığını Sağlamak İstiyoruz”
Roma Sapienza Üniversitesi Doğu Çalışmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Franco D’Agostino ise, Türkiye’nin öneminin, sadece Akdeniz havzasındaki varlığı, tarihi geçmişi ve birikimiyle ilintili olmadığını belirterek, “Günümüz konjonktürü göz önüne alındığında Türkiye’nin varlığı çok daha fazla önem arz etmektedir” dedi.

Öğrenci, öğretim üyesi ve akademik kaynak değişimi imkânlarıyla üniversitelerindeki Türkoloji alanını çok hızlı bir şekilde geliştirmeyi hedeflediklerini anlatan D’Agostino, “Türk Büyükelçiliği ile yapacağımız çalışmalar bizim için de çok önem arz etmektedir. Bu bağlamda, Ankara Üniversitesi ile çalışmalarımızı sürdürmek, özellikle Türk dili ve edebiyatı alanındaki çalışmaların devamlılığını sağlamak, öğrenci ve öğretim üyesi değişimi ile ortak iş birlikleri bizi son derece heyecanlandırmaktadır” ifadelerini kullandı.
Bilimsel Oturumlar
Açış konuşmalarının ardından bilimsel toplantılar, moderatörlüğünü İtalya’nın eski Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili’nin yaptığı “Diplomatik İlişkiler” oturumu ile başladı. Bu oturumda, Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, NATO Eski Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Tacan İldem ve CesPI-Uluslararası Politika Çalışmaları Merkezi Bilimsel Direktörü Valeria Giannotta birer konuşma yaptı.

Moderatörlüğünü Ankara Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü ve İtalyan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevin Özkan’ın yaptığı “Kültürel İlişkiler” oturumunda ise, Roma Sapienza Üniversitesinden Rosita D’Amora, Ankara Üniversitesi TÖMER Müdürü Prof. Dr. Timur Gültekin, Unitelma Sapienza Üniversitesi Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Rosella Castellano, Yunus Emre Enstitüsü Roma Türk Kültür Merkezi Müdürü Beyza Uzun Kutlay, Ankara İtalyan Kültür Merkezi Eski Müdürü Angela Tangianu, Ankara Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi İlhan Karasubaşı konuşmacı olarak yer aldı.

Roma Sapienza Üniversitesi Doğu Çalışmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Franco D’Agostino’nun moderatörlüğünü üstlendiği “Kültürel İlişkiler-Arkeoloji ve Tarih” oturumunda da Antik Dünya Bilimleri Bölümünden Rita Francia, Arslantepe Arkeoloji Heyeti Eski Başkanı Marcella Frangipane, Arslantepe Arkeoloji Heyeti Başkanı Francesca Balossi Restelli ve Roma Sapienza Üniversitesi SARAS Bölümünden Fabio L. Grassi sunumlarını gerçekleştirdi.

Oturumlar; ATO Başkanı Gürsel Baran, Anadolu Ajansından Barış Seçkin, Ankara Kent Konseyi Başkanı ve ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Otokar Direktörü ve İtalya Temsilcisi Berkan Sağlam, Unitelma Sapienza Türkiye Eğitim Merkezi Koordinatörü, Ankara Casa Italia Direktörü ve APRI International Kıdemli Danışmanı Musa Toprak ve Ankara Ticaret Odası Üyesi Abidin Paşa’nın konuşmacı olduğu Roma Sapienza Üniversitesi SARAS Bölümünden Fabio L. Grassi’nin moderatörlüğündeki son oturumla tamamlandı.


Büyükelçilikte Heyet Onuruna Resepsiyon
Bu arada, Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen tarafından, Türk-İtalyan üniversiteleri arasındaki iş birlikleri onuruna resepsiyon düzenlendi. Büyükelçilik konutundaki resepsiyona; Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile beraberindeki heyetler başta olmak üzere eğitim, diplomasi, kültür camiasından isimler katıldı.

Büyükelçi Ülgen, resepsiyonda yaptığı konuşmada, Ankara’dan böyle bir heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülgen, Türk ve İtalyan üniversiteleri arasında Büyükelçilik açıldığından bu yana ilişkiler oluşturulduğunu söyleyerek, “Türkiye-İtalya İlişkileri Kültür, Diplomasi ve Ekonomi Forumu”nun da başta eğitim alanı olmak üzere iş ve ticaret alanlarında da yeni fırsatlar yaratma imkanı sunabileceğini dile getirdi.

Çok heyecanlı olduğunu vurgulayan Büyükelçi, “İnşallah Türkiye-İtalya ilişkilerinde akademik ama aynı zamanda kültürel, sosyal, ekonomik, ticari bütün boyutlarda yepyeni bir başlangıç olur” dedi.
Rektör Ünüvar da Ankara Üniversitesinin İtalyan üniversiteleriyle çok yakın bir diyaloğu olduğunu kaydetti. Ünüvar, kendisi de Ankara Üniversitesi mezunu olan Büyükelçi Elif Çomoğlu Ülgen ile gurur duyduklarını ve Ülgen’in, Ankara Üniversitesinin İtalyan üniversiteleri arasındaki iş birliğini daha da ileriye götürmek için çok önemli bir çaba içerisinde olduğunu belirtti.

ATO Başkanı Baran ise, Türkiye ile İtalya ilişkilerine Ankara penceresinden baktıklarında, bu ziyaretin her iki ülke arasında, özellikle de Ankara ile İtalya arasında çok güzel gelişmelere yol açacağına yürekten inandığını kaydetti.

Resepsiyonda, Rektör Ünüvar, kendisi de Ankara Üniversitesi mezunu olan Büyükelçi Ülgen’e öğrencilik yıllarına ait “öğrenci fişi” ile üniversitenin sembolü Güneş Kursu ile rozetini hediye etti.



https://x.com/i/status/2052113240025374892