Rektör-Öğrenci Buluşmalarında “Akademik Kariyer” Konuşuldu

Ankara Üniversitesi tarafından düzenlenen “Rektör-Öğrenci Buluşmaları”nın ilki, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Beşevler Yerleşkesi AnkaSera Oditoryumu’nda düzenlenen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, akademik kariyer süreci, araştırma kültürü ve proje temelli çalışma anlayışı ele alındı.

Programın moderatörlüğünü yapan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, programın açılışında, AnkaSera’nın öğrencilerin ders çalıştığı, sosyalleştiği ve zaman geçirdiği önemli bir akademik yaşam alanına dönüştüğünü belirterek, bu mekânın oluşum sürecine değindi.

“Rektör-Öğrenci Buluşmaları”nın ilk konuğunun Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü mezunu olan Prof. Dr. Serkan Eryılmaz olduğunu belirten Ünüvar, programın öğrenciler için ilham verici olmasını temenni etti.

“Akademik Kariyer Sadece Üniversitede Ders Vermek ve Araştırma Yapmaktan İbaret Değil”

Daha sonra söz alan Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, farklı fakültelerden öğrencilerle kariyer sohbetine, Ankara Üniversitesindeki eğitim sürecini anlatarak başladı.

Fen Fakültesi İstatistik Bölümüne 1995 yılında başladığını ve 1999 yılında mezun olduğunu belirten Prof. Dr. Eryılmaz, lisansüstü eğitim ve akademiye geçiş sürecini kendi deneyimleri üzerinden öğrencilere aktardı.

208 yükseköğretim kurumu bulunan Türkiye’nin akademik insan kaynağına ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, “Sadece üniversitelerle de sınırlı değil. Çeşitli alanlarda akademik insan kaynağına ihtiyaç var. Üniversite süreçlerinin sürdürülebilir olmasının yanında hızla değişen, dönüşen, gelişen sanayimiz var, savunma sanayimiz var. Savunma sanayiinde çok ciddi bir ivme kazandık, ülke olarak üretiyoruz. Bunların sürdürülebilir olması da çok önemli. Çünkü orada da bir Ar-Ge var. O Ar-Ge süreçlerine savunma sanayiinin kendisi katkı sağlasa da üniversitelerle de ortak çalışmalar yürütülüyor. Aslında bu şunu söylüyor; üniversitede öğretim elemanı olmak demek sadece üniversitede eğitim vermek, üniversite bünyesinde araştırma yapmak demek değil, sektörle iş birliği içerisinde projeler yönetmeyi de içeriyor” dedi.

Öğrencilere Proje ve Araştırma Çağrısı

Akademik kariyer hedefleyen öğrenciler için lisans döneminde araştırma projelerine dâhil olmanın büyük bir avantaj sağladığını da vurgulayan Eryılmaz, bu sayede öğrencilerin erken dönemde araştırma kültürü kazandığını ifade etti. Eryılmaz, “Akademik kariyer isteyen öğrenciler için lisans seviyesinde bu araştırmalara girmek çok önemli. Bu sayede birtakım süreçleri daha önce deneyimleme şansı elde ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.

TÜBİTAK’ta yaklaşık 6 yıl görev yaptığını aktaran Eryılmaz, özellikle TÜBİTAK 2209 gibi öğrencilere yönelik destek programlarının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. TÜBİTAK’ın ilkokul düzeyinden profesörlere kadar geniş bir yelpazede destek sunduğunu belirten Eryılmaz, bu yönüyle kurumun dünyadaki pek çok fon sağlayıcı yapıdan daha kapsamlı bir destek mekanizmasına sahip olduğunu dile getirdi.

Projelerde yer almanın yalnızca akademik kariyer düşünenler için değil, mezuniyet sonrası hangi sektörde çalışılırsa çalışılsın büyük bir kazanım olduğunu ifade eden Eryılmaz, birlikte çalışma kültürünün önemine vurgu yaparak, “Birlikte çalışma kültürü de ancak bu projelerle kazanılıyor. Bu noktada hocalarımızın desteği de çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

Program, Prof. Dr. Serkan Eryılmaz’ın öğrenciler ve akademisyenlerden gelen soruları yanıtlamasının ardından sona erdi.