Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı ile Mamun Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen 1. Tıp Konferansı’nda, Türk sağlık sistemi ve yükseköğretim modelini anlattı.

Farklı üniversitelerle iş birliği görüşmelerinde bulunmak üzere Özbekistan’a giden Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Uzun ve Prof. Dr. Gülnur Göllü Bahadır’dan oluşan heyet, daha önce “Türk Dünyası Kültür Başkentliği” de yapmış olan Ürgenç şehrinde, Mamun Üniversitesinin 5. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen 1. Tıp Konferansı’na katıldı.

Konferansta, “Sağlıkta Bilim Köprüsü: Ankara Üniversitesinin Küresel Vizyonu” başlıklı sunumunu gerçekleştiren Rektör Ünüvar, akademisyen ve öğrencilere yönelik konuşmasında; Türkiye-Özbekistan ilişkileri, Türk sağlık sistemi, yükseköğretim modeli, Ankara Üniversitesi, Ankara Üniversitesinin geliştirdiği uluslararası sağlık projeleri ve Ankara Üniversitesinin Özbekistan’daki üniversiteler ile ilişkilerine kadar pek çok konu hakkında bilgiler aktardı. Ünüvar, dinleyenlere, Türkiye’nin sağlık alanındaki başarı hikayesini de anlattı.

Mamun Üniversitesinin 5. kuruluş yıl dönümünü gönülden kutladığını belirten Ünüvar, üniversitenin yeni tesis ettiği alanları gördüklerini ve 5 yılda geldiği noktayı çok kıymetli bulduklarını ifade etti.

“Kardeşlik Hukukunu Her Alanda Pekiştirmek Durumundayız”

İki ülke arasındaki ilişkilerden bahsederken, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev arasında dostluk ve kardeşliğin de ötesinde bir ilişki olduğunun altını çizen Ünüvar, “Özbekistan bizim ata yurdumuz. Bu topraklardan Anadolu’ya geldik. O yüzden burada kendimizi ev sahibi gibi hissediyoruz. Burada bulunmaktan çok derin bir memnuniyet duyuyoruz. Özbekistan ile Türkiye arasında gerçekten harika bir ilişki var. Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’e Devlet Üstün Hizmet Madalyası verildi. Bu çok önemli bir husus. O kardeşlik hukukunu biz her alanda pekiştirmek durumundayız. Cumhurbaşkanlarımızın başlattığı bu ilişkileri aynı şekilde devam ettirmemiz gerekiyor” dedi.

Devamında Türkiye’nin sağlık sisteminden de bahseden Ünüvar, “Türkiye sağlıkta büyük adımlar attı. Pandemide, depremde verdiği hizmetlerle Türkiye’nin çok güçlü bir sağlık sistemi olduğunu kanıtladı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlığa verdiği önemin çok büyük katkısı var. Türkiye şu anda modern alt yapı, teknolojik donanım ve son derece vizyoner bir yaklaşımla her alanda çok güçlü bir sağlıkta dönüşüm programı yürütüyor” ifadelerini kullandı.

“Sağlık Turizminde de Dünya Markası”

Türkiye’nin sağlık turizminde de bir dünya markası olduğunu vurgulayan Ünüvar, konuşmasında, “Her yıl 3 milyar dolar civarında sağlık turizminden geliri var. Türkiye, dünyanın her yerinden, gelişmiş batı ülkelerinden de Türk dünyasından da İslam ülkelerinden de çok sayıda hastanın gelip sağlık hizmeti aldığı önemli bir sağlık merkezi oldu. Sağlık hizmetlerinden memnuniyet son derece artmış durumda” ifadelerine yer verdi.

“Üniversitemiz Sağlık Alanında Çok Kıymetli İşler Yapıyor”

Ankara Üniversitesinin Türkiye’nin en önemli araştırma üniversitelerinden biri olduğuna dikkat çeken Ünüvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mamun Üniversitesi bu sene 5. yılını kutluyor. Ankara Üniversitesi de resmi kuruluşunun 80. yılını kutluyor ama bizim kökümüz çok daha derinde. 1842 yılında kurulmuş Veteriner Fakültemiz, 1846 yılında kurulmuş Ziraat Fakültemiz, 1859 yılında kurulmuş Ziraat Fakültemiz ile çok köklü bir üniversite. Her alanda; sosyal bilimler, fen-mühendislik ve sağlık bilimleri alanında Türkiye’nin en önde gelen üniversitelerinden birisi. Ama bizim en önde gelen özelliklerimizden biri sağlık. Tam akredite bir üniversiteyiz. 70’ten fazla ülkede 300’e yakın protokolümüz var. Tıp, eczacılık, hemşirelik, sağlık bilimleri fakülteleri ile biz Ankara Üniversitesi olarak kendimizi devletin fikir mutfağı olarak görüyoruz. Sağlık alanında hem ön lisans hem fakülteleriyle hem de enstitüleriyle sağlık alanında çok kıymetli işler yapan üniversite konumundayız.”

Rektör Ünüvar, sunumunda, Ankara Üniversitesinin Gambiya, Mozambik, Azerbaycan, Özbekistan, Tanzanya, Kamerun, Gana ve Laos gibi ülkelerde başarıyla yürüttüğü sağlık projelerine de değindi.

“21. Yüzyılın Türkiye ve Türk Yüzyılı Olmasını İstiyoruz”

Mamun Üniversitesi ile imzalayacakları iş birliği protokolüne atıfta bulunan Ünüvar, “Biz dostluk ve kardeşliği lafta bırakamayız. Tıpkı Cumhurbaşkanlarımızın birbirini kucaklaması gibi bizim de eğitimde birbirimizi kucaklamamamız lazım. Biz bu yörede verilen hizmeti kendimize yapılmış bir hizmet olarak görüyoruz. Çünkü burası bizim ata yurdumuz, öz vatanımız. Biz, 21. yüzyılın Türkiye ve Türk Yüzyılı olmasını istiyoruz. Türk yurtlarının beraberce büyümesini ve gelişmesini arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ünüvar, Ankara Üniversitesinin Özbekistan ile çok yoğun temasları bulunduğuna da dikkat çekerek, “Özbekistan üniversiteleri ile 33 protokolümüz var, bunların 25’i aktif. Mamun Üniversitesi ile inşallah 34. protokolümüzü yapacağız” dedi.

Akademik İş Birliği Protokolü İmzalandı

Konferansın ardından Ankara Üniversitesi ile Mamun Üniversitesi arasında, akademik iş birliği ile öğrenci ve akademisyen değişimini kapsayan protokol imzalandı.

Daha sonra, üniversite bünyesinde kurulan Medikal Eğitim ve Araştırma Merkezinin açılışı gerçekleştirildi. Rektör Ünüvar ve beraberindekiler, araştırma merkezini gezerek öğrencilerle sohbet etti, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Rektör Ünüvar ve beraberindeki heyet, daha önce “Türk Dünyası Kültür Başkentliği” de yapmış olan Ürgenç şehrinin tarihi mekânları ile kültür ve sanat merkezlerini de ziyaret etti.

https://x.com/AnkaraUni/status/2043971667790073911?s=20