
Ankara Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen Ankara Yenilikçi Teşhis ve Tedavi Ürünleri Geliştirme Merkezi’nin (AnkaTheraHub) açılışı yapıldı.

Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki mali iş birliği çerçevesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Ankara Üniversitesi ile birlikte hayata geçirilen AnkaTheraHub’ın açılışı dolayısıyla Tıp Fakültesi Morfoloji Yerleşkesi Ord. Prof. Dr. Abdülkadir Noyan Konferans Salonu’nda; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Çankaya Kaymakamı Avni Oral, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ile akademisyenler, araştırmacılar ve sektör temsilcilerinin katılımıyla tören düzenlendi.
AnkaTheraHub’ın Türkiye’de sağlık teknolojileri ekosistemine sunacağı katkının anlatıldığı tanıtım filminin gösterimi ile başlayan tören, açış konuşmaları ile devam etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açılışta yaptığı konuşmada, toplamda 13 milyon Euro büyüklüğünde yatırımla hayata geçen merkezin başkente, Türkiye’ye ve millete hayırlı olmasını diledi.
Yenilikçi teknolojilerin sağlık sistemlerine entegrasyonu ve dijital dönüşümün, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini, etkinliğini ve sürdürülebilirliğini artıran yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini belirten Kacır, sağlıkta yaşanan bu dönüşümü milletin refahı ve insanlığın ortak iyiliği için bir fırsat penceresine dönüştürmeye hazır olduklarının altını çizdi.
Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, son 23 yılda Milli Teknoloji Hamlesi’ni vizyondan gerçeğe dönüştürmek üzere güçlü bir AR-GE ve inovasyon alt yapısı oluşturduklarını dile getirdi.
Yüksek teknolojiye sahip şehir hastaneleri ve dijital sağlık uygulamalarıyla muazzam bir sağlık alt yapısı inşa ettiklerine dikkati çeken Kacır, sağlıkta Türkiye’nin ihtiyaçlarını yerli ve milli çözümlerle karşılamalarına imkân tanıyan bir teknoloji geliştirme alt yapısını da eş zamanlı olarak Türkiye’ye kazandırdıklarını kaydetti.

“AnkaTheraHub, Hassas Tıp Alanında Türkiye’nin AR-GE ve İnovasyon Kapasitesini Üst Lige Taşıyacak”
Bakan Kacır, Türkiye’nin biyomedikal teknolojilerinde sahip olduğu yüksek potansiyeli harekete geçirecek AnkaTheraHub’ın açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, Bakanlığın AB destekli Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında hayata geçirilen bu alt yapıyı uluslararası standartlarda akredite laboratuvarları ve yetkin insan kaynağıyla girişimcilerin ve sanayicilerin yenilikçi sağlık teknolojilerini geliştirebileceği bir platform olarak kurguladıklarını anlattı.
İleri teknolojide uzmanlaşmış 10 birimiyle hizmet verecek bu büyük merkezin, hassas tıp alanında Türkiye’nin AR-GE ve inovasyon kapasitesini üst lige taşıyacağını dile getiren Kacır, şu ifadeleri kullandı:
“Yeni nesil dizileme, gelişmiş klinik analiz sistemleri, antikor ve aşı süreç optimizasyon teknolojileri, mikro-radyasyon alt yapıları ile ileri hücresel görüntüleme ve analiz çözümleriyle de araştırma, test ve ürün geliştirme faaliyetlerini destekleyecek, KOBİ’lerin ileri teknolojilere erişimini kolaylaştırarak rekabet güçlerini artıracak. Teknoloji transferi, patentleme, mentörlük, eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin yenilikçi fikirlerini ticarileşebilir ürünlere dönüştürmelerine rehberlik edecek. Böylece AnkaTheraHub, yalnızca bir araştırma alt yapısı olarak değil, aynı zamanda bilimsel bilginin sanayiyle buluştuğu, girişimlerin güçlendiği ve yüksek katma değerli sağlık teknolojilerinin geliştirildiği stratejik bir yenilik platformu olarak faaliyet gösterecek. Merkezin özellikle tanı ve tedaviyi aynı hedefte buluşturan teranostik yaklaşımıyla kişiye özgü sağlık çözümlerini odağına alan hassas tıp alanlarında yüksek düzeyde uzmanlaşmış olması, ülkemizin biyomedikal teknolojilerde özgün ürün geliştirme ve küresel rekabet kapasitesine önemli katkılar sunacak.”
Kacır, AnkaTheraHub’ın araştırmadan üretime kadar uzanan kritik kabiliyetlerinin firmalara tek bir merkezde sunabilecek alt yapıya sahip olmasının Türkiye’nin biyoteknoloji ekosistemi için önemli bir kazanım olduğunun altını çizdi.

AnkaTheraHub’ın Türkiye ve küresel sağlık ekosistemi adına dünyada yankı uyandıracak girişimlere ev sahipliği yapacağına inandığını belirten Kacır, şunları kaydetti:
“Çok kısa bir sürede biyoteknolojik ve genomik araştırmalara tahsis ettiğimiz destekleri önemli ölçüde artıracağız. Sağlık alanındaki büyük verinin ülke sınırları içerisinde güvenilir ve sistematik bir biçimde depolanmasını teminat altına alacak, sahip olduğumuz verinin yeni buluşların önünü açmasını sağlayacak Ulusal Omiks Platformunu araştırmacılarımızın hizmetine sunacağız. Etken madde, ilaç ve tıbbi cihazda yerli üretim kapasitemizde sıçrama sağlayacak, kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacağız. Biyoteknoloji Üretim Programı ile TÜBİTAK, üniversiteler ve Sağlık Bakanlığı eşgüdümünde araştırma altyapılarını güçlendirecek, kamu alımlarını kaldıraç olarak değerlendirerek yerli biyoteknolojik ilaç üretimini kararlılıkla destekleyeceğiz.”

“Ulusal ve Uluslararası Bağlamda Çok Kıymetli Ürünler Ortaya Koyabilecek Bir Merkez”
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise, Ankara Üniversitesini “devletin fikir mutfağı” olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bu ifadeden kastımız; bizde her alanda çok fazla akademik bilgi ve tecrübe var. Birbirinden kıymetli hocalarımız var. Bu hocalarımıza uygun laboratuvar ve fiziki ortam sağladığımız zaman harikulade işler çıkarıyorlar. Biz devletimizin icra kabiliyetiyle Ankara Üniversitesinin akademik birikimini buluşturduğumuz ölçüde çok önemli, kıymetli üniteleri beraberce açıyoruz. Ecdat ve ata yadigarı üniversite olarak da bunu çok güzel yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu yıl Ankara Üniversitesinin kuruluşunun 80. yılı olduğunu anımsatan Ünüvar, “80. yılımızda AnkaTheraHub gibi gerçekten sadece bilgi değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve sadece ulusal değil uluslararası bağlamda da çok kıymetli ürünler ortaya koyabilecek bir merkezin açılışını yapıyoruz. Burada üretim yapmak gerekiyor. Çünkü devletimizin verdiği imkânlar var, Sanayi Bakanlığımızın bize herhangi bir onayı olmasa böyle bir merkezi kuramayız. AB’den aldığımız fon kaynaklarımız var, 6 yıldır sürekli takip ettiğim yüzlerce kişinin emeği var. O kadar büyük çabayı bizim mutlaka bir ürüne dönüştürmemiz ve elimizde ‘Bak bunu ürettik’ diyebileceğimiz bir şey yapmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Araştırmacılara Yeni Ufuklar Açacak, Sanayinin Yerlilik Kapasitesini Güçlendirecek Stratejik Bir Kapasite İnşası”
Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü Müdürü, AnkaTheraHub Direktörü Prof. Dr. Hakan Akbulut da bugün Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde söz sahibi olma idealinin, ortak bir vizyonun, büyük bir emeğin, güçlü inancın somutlaşmasına hep birlikte tanıklık ettiklerini belirterek, “Bu nedenle bu bizim için yalnızca bir açılış töreni değil, aynı zamanda bir hayalin gerçeğe dönüşmesinin ve bir yolculuğun önemli bir dönüm noktasıdır” dedi.
Bu hikâyenin, 2019 yılının mart ayında yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan küçük bir çalışma grubunun büyük hayaliyle başladığını aktaran Akbulut, “O günlerde hedefimiz bilimsel bilgiyi ekonomik değere dönüştürebilecek; araştırmacıları, girişimcileri ve sanayiyi aynı çatı altında buluşturabilecek, ülkemizin öncü sağlık inovasyon merkezlerinden birini kurabilmeyi hayal etmiştik. Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki büyük dönüşümler çoğu zaman küçük ekiplerin büyük hayalleriyle başlıyor” ifadelerini kullandı.
Buranın yalnızca bir teknoloji yatırımı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanındaki rekabet gücünü artıracak, araştırmacılara yeni ufuklar açacak ve sanayinin yerlilik kapasitesini güçlendirecek stratejik bir kapasite inşası olduğunun altını çizen Akbulut, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Bugün geldiğimiz noktada AnkaTheraHub, akademiyi, sanayiyi, girişimcileri ve sağlık sektörünü aynı hedef etrafında buluşturan ulusal bir mükemmeliyet merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Desteklediğimiz KOBİ’ler, yetiştirdiğimiz nitelikli insan kaynağı, geliştirdiğimiz uluslararası iş birlikleri ve oluşturduğumuz sürdürülebilir yapı ile ülkemizin sağlık teknolojilerindeki küresel rekabet gücüne katkı sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz.”
Prof. Dr. Hakan Akbulut, AnkaTheraHub’ın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir merkez olmayacağını, aynı zamanda Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki geleceğini şekillendiren, bilimsel bilgiyi toplumsal faydaya ve ekonomik değere dönüştüren, genç araştırmacılara ilham veren, ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda kalıcı izler bırakacak bir mükemmeliyet merkezi olacağını dile getirdi.
Akbulut, Türkiye’nin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi geliştiren, üreten ve dünyaya ihraç eden bir ülke olacağına da yürekten inandığını kaydetti.




Açılışın ardından, Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi yerleşkesinde yer alan Ankara Yenilikçi Teşhis ve Tedavi Ürünleri Geliştirme Merkezi gezildi.

https://x.com/i/status/2072029277709545551