Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde, yığma yapıların deprem performansını geliştirmeye yönelik yeni nesil bir tuğla teknolojisi geliştirildi.

Doğadaki verimli tasarımlardan ilham alınarak biyomimikri yaklaşımıyla geliştirilen özgün boşluk geometrisi sayesinde, daha hafif ve malzemeyi daha verimli kullanan yenilikçi bir tuğla tasarımı ortaya konuldu. Gerçekleştirilen duvar deneylerinde, geleneksel yığma yapı tuğlalarıyla oluşturulan duvarlara kıyasla düzlem içi kesme kapasitesinde yüzde 80’in üzerinde artış sağlandı. Elde edilen sonuçlar, geliştirilen teknolojinin yığma duvarların deprem dayanımının artırılmasına yönelik önemli bir potansiyel taşıdığını ortaya koydu.

Yaklaşık 5 yıllık Ar-Ge sürecinin ürünü olan yenilikçi tuğla teknolojisi için, “Boşluk Geometrisi Optimizasyonu ile Yapısal Performansları Geliştirilen Düşey Boşluklu Yığma Yapı Tuğlaları” başlığıyla patent başvurusu yapıldı. Patent başvurusunun hak sahipliği Ankara Üniversitesine ait olurken, geliştirilen teknolojinin tanıtımında kullanılan “ArchBrick” markası ise İnşaat Mühendisliği Bölümünden buluş sahibi Dr. Öğr. Üyesi Alper Çelik adına tescil edildi.

Tasarımın geliştirilmesinin ardından, yenilikçi tuğlaların duvar ölçeğindeki yapısal performansının ortaya konulmasına yönelik deneysel çalışmalar TÜBİTAK desteğiyle gerçekleştirildi. Çalışmalardan elde edilen bilimsel sonuçlar, alanında önemli uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanan iki akademik makaleyle bilim dünyasıyla paylaşıldı.

Laboratuvar ortamında geliştirilen teknolojinin uygulamaya ve seri üretime taşınması için de önemli bir adım atıldı. Ankara Üniversitesi ile Ortaş Tuğla arasında lisans sözleşmesi imzalanarak, yenilikçi tuğla teknolojisinin sanayiye aktarılması ve endüstriyel ölçekte üretiminin gerçekleştirilmesinin önü açıldı.

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, lisans sözleşmesi imza töreninde, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğuna vurgu yaptı. “Depremle yaşamaya hazır olmalıyız” tabirinin altını doldurmak gerektiğinin altını çizen Ünüvar, “Bu çalışmayla, Ankara Üniversitesi olarak biz de tam onu yapmaya çalışıyoruz” dedi.

İnşaatlarda kullanılan ürünlerin daha dayanıklı olmasının önemine işaret eden Ünüvar, “Bu çerçevede arkadaşlarımız bize çok güzel bir proje getirdiler. Ankara Üniversitesinin akademik bilgi ve birikimiyle toplumun ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceğimize dair Ortaş Tuğla ile Ankara Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümümüzden kıymetli hocalarımız çok yoğun bir şekilde çalıştılar ve çok özel, özgün bir tuğla ürettiler. İnşallah hiç test etme imkânı olmaz, inşallah ‘Bizim tuğlamız çok sağlamdır’ diyeceğimiz hiçbir depremle karşılaşmayız. Ankara Üniversitesi olarak Ortaş’la depreme dayanıklı bir tuğla üreterek bu depreme dayanıklı ülke, depreme dirençli bir yapı oluşumuna katkıda bulunabilirsek ne mutlu bize” ifadelerini kullandı.

Ortaş Yönetim Kurulu Üyesi Altan Ata ise, Ankara Üniversitesi gibi kökleri çok derinlerde olan bir üniversite ile ilk kez patent lisans anlaşması yapmanın heyecanını yaşadıklarını ifade etti.

Yaklaşık 1 yıl süren ortak çalışmalar sonunda nihai ürün olan Archbrick tuğlanın ortaya çıktığını belirten Ata, Ankara Üniversitesi’nde yürütülen deney çalışmalarının istenilenden daha iyi sonuçlar vermesinin kendilerini de çok mutlu ettiğini, bu çalışmayla üniversite-sanayi iş birliğinin güzel ve etkin bir örneğinin sergilendiğini kaydetti.

Açıklamaların ardından karşılıklı imzalar atılırken, üniversite-sanayi iş birliğiyle üretime kazandırılması planlanan teknolojinin, özellikle yığma yapıların yaygın olduğu bölgelerde kullanım potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Daha verimli malzeme kullanımı ile yüksek yapısal performansı bir araya getirmeyi amaçlayan yenilikçi tuğla teknolojisinin, mevcut yapı malzemelerine alternatif oluşturarak yığma yapıların deprem güvenliğinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.